29 Nisan 2010 Perşembe




Geçinmek için ne yaptığın beni ilgilendirmiyor. Neyi özlediğini, kalbinin arzuladığı şeye kavuşmanın hayalini kurmaya cesaret edip edemediğini bilmek istiyorum.

Kaç yaşında olduğun beni ilgilendirmiyor. Aşk için, hayallerin için, yaşıyor olma serüveni için, bir ***** gibi görünme riskini göze alıp almayacağını bilmek istiyorum.

Ay´ının etrafında hangi gezegenlerin döndüğü beni ilgilendirmiyor. Kederinin merkezine dokunup dokunmadığını, hayatın ihanetlerince açılıp açılmadığını, daha fazla acı korkusundan kapanıp kapanmadığını bilmek istiyorum.

Saklamaya, azaltmaya ya da düzeltmeye çalışmadan benim ya da kendi acınla oturup oturamayacağını bilmek istiyorum. Benim ya da kendi neşenle olup olamayacağını, insan olmanın sınırlılığını hatırlamadan, bizi dikkatli ve gerçekçi olmamız için uyarmadan çılgınca dans edip coşkunun seni parmak uçlarına kadar doldurmasına izin verip vermeyeceğini bilmek istiyorum.

Bana anlattığın hikayenin doğru olup olmaması beni ilgilendirmiyor. Kendi kendine dürüst olmak için bir başkasını hayal kırıklığına uğratıp uğratamayacağını; ihanetin suçlamasına dayanıp, kendi ruhuna ihanet edip etmeyeceğini bilmek istiyorum.

Güvenebilir ve güvenilebilir olup olamayacağını bilmek istiyorum. Her gün sevimli olmasa da güzelliği görüp göremeyeceğini bilmek istiyorum. Benim ve kendi hatalarınla yaşayıp yaşayamayacağını; bir gölün kenarında durup gümüş ay´a ´EVET!´ diye bağırıp bağırmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede yaşadığın ya da ne kadar paran olduğu beni ilgilendirmiyor. Keder ve umutsuzlukla geçen bir gecenin ardından, yorgun, bitap da olsan, çocuklar için yapılması gerekenleri yapıp yapmayacağını bilmek istiyorum. Kim olduğun, buraya nasıl geldiğin beni ilgilendirmiyor. Çekinmeden benimle ateşin ortasında durup durmayacağını bilmek istiyorum.

Nerede, kiminle, ne okuduğun beni ilgilendirmiyor. Diğer her şey bittiğinde seni ayakta tutan şeyin ne olduğunu bilmek istiyorum.

Kendinle yalnız kalıp kalamadığını ve o boş anlarda sana arkadaşlık eden kendini gerçekten sevip sevmediğini bilmek istiyorum.

Oriah Mountain Dreamer

(Kanada´lı bir Kızılderili)

9 yorum:

Pecados da mesa dedi ki...

Olá;
Muiuto belo Blog.
Vem para o BRAZIL
www.pecadosdamesa.com.br

Pecados da mesa dedi ki...

Merhaba;
Vem para o BRAZIL com gastronomia.
www.pecadosdamesa.com.br

benhurum dedi ki...

Çiğdemcim seni de aramızda görmek çok güzeldi ayaklarına sağlık, ayaklarına sağlık;) Tekrar görüşmek üzere hoşçakal...

Onuncu Köyün Adamı dedi ki...

Çok etkileyici güzel bir yazı..hem okudum hem düşündüm...

Margarida Simão dedi ki...

Adorei conhecer o teu espaço, está divinal. Muito bem escrito e original.
Beijos
Guida

KUZEYİN KIZI dedi ki...

Hello dear Maria.Velcome my blog. I'll love the committing SINS OF MESA! :)I'm ready. :))Everytings perfect. Iknow ,Gastronomy in Brazil is wonderful!
I like Brazil.
See you.

KUZEYİN KIZI dedi ki...

Hello dear Margarita.

Margarida Simão dedi ki...

Obrigada pela tua visita, continuo a gostar do teu espaço.
Beijos
Guida

HÜSEYİN USTA dedi ki...

KANADALI KİZİLDERİLİYE VE MONTANA
ÇETESİNE SAYGILAR.HAYATLARI DEDELERİNİNKİ KADAR ÖZGÜR OLSUN.